Burası artık benim bi nevi not defterim gibi bir yer oldu artık. Okuyan var mı? Sanmıyorum.
Bu maç açıkçası umutlarımızı yenileyecek, her şeyi baştan başlatma hedefine koyulduğumuzu gösterecek bir maç olmasını kafamda kuruyordum. Şampiyonlar Ligi A Grubu 5.maçı. Galatasaray önceki maç Başakşehir'e 1-0 mağlup olarak evindeki muhteşem lig serisini kaybetmişti. Sakatlıkların art arda geldiği bu dönemde açıkçası bu maç için Galatasaray'dan bir şey beklemek saçmaydı.
Galatasaray'ın kadrosu belli olduğunda takımın dinamiklerini yerine getiren birçok oyuncunun eksikliği isimlerin farklılığından belli oluyordu.
Ardından maç devam etti. Galatasaray klasik bir şekilde ilk yarısını önde kapattığı maçı sanki 3-0 kazanıyormuşçasına olan tanıdık rahatlığına girdi. Bu rahatlık bana bu maçın ya 2-0 ya da 1-1 biteceği iddialarını doğurttu. Dengeli bir maç devam ediyordu. Aslında Brugge biraz daha aktifti. Aynı ilk gol gibi bir fırsatı tekrar Galatasaray yaşadı ama Adem isabetli bir şut çekemedi ve en net 2-0 yapma şansı boşa gitti. Ardından maçın sonuna doğru iyice Brugge ataklara başladı. 80.dakikalarda net pozisyonu Brugge kaçırdı. Bu pozisyon sonrası takıma ve açıkcası biraz da bana "Bu maç böyle biter." izlenimini verdi. Fakat durum hiç de böyle değildi. 90+2'de Brugge hızlı bir taçla oyuna başladı. Maçın ilk yarısında taraftarla küçük bir olayan yaşayan Diatta uzaktan adeta hesaplanmış bir şut attı ve top tam köşeye gitti ve gol oldu. O an tarif edilemez bir hayattan nefret etme anıydı. Hayallerin yıkılışıydı adeta. Sevgilinizin veya eşinizin sizi aldattığını öğrendiğinizde yaşadığınız hisle karşılaştırılmaz bir şekilde psikolojik bir acı veriyordu bu an. Saat gece 11. Siz bütün gün bu maçı beklemişsiniz işten, okuldan çıkmışsınız. 1-0 olan maçta umutlanmıştınız. Tam bu sefer oldu, sonunda be dediğiniz anda her şeyin yalan olduğunu o gün yaşadığınız o umut duygularının yavaşça yok oluşunu izlemek ve öğrenmek. Brugge bu gole aşırı sevindi ve golü atan Diatta korner bayrağını yerinden çıkardı Mata da formasını çıkardı. Bu 2 sarı kartlı takım arkadaşı bu hareketleri dolayı kırmızı kartla atıldı. Maç devam ederken durumu 2-1 yapacağımızın ve bu müthiş anlık duygu değişimlerini bir gün torunlarıma anlatacağımın hayallerini kurdum. O 2.golü atmak ve statı bütün gece inletmek... Bu hayallerim yaklaşık 3 dakika sürdü. Galatasaray başarısız ataklarla maçı bitirdi. UEFA Avrupa Ligi şansımızı zora hatta imkânsıza soktuk. Yine de hayata devam ediyoruz. Yeri geldi sevindik yeri geldi üzüldük. Fakat maçın sonunda kurduğum hayal gibi birçok anı yaşadık ve ilelebet yaşayacağız.
Antrenmanlar yapıldı ve sahaya çıkıldı. Galatasaray hızlı bir atakla oyuna başladı daha ilk dakika dolmadan güzel bir yerden serbest vuruş kazandı. Son zamanlarda formda olan Ömer güzel bir şut çekerek kaleyi az farkla kaçırarak erken başlangıçla rakibe gözdağı verdi. Galatasaray, önceki maçı unutturmaya ant içmişti âdeta. Bu oyun sonuç verdi 11.dakika Ömer Bayram'ın mükemmel bir ortası sonucu top sahanın yeni kahramanı Adem Büyük'e geldi. Adem güzel bir şut çekti ve Galatasaray adına o sezonun ilk golünü attı. Sezonun başında Galatasaray'ın tek golünün asistini Ömer Bayram golü yapanın da Adem Büyük olduğunu söyleseler herkes kahkahalara boğulurdu herhalde. Galatasaray durumu 1-0 yaparak deplasmanda olan rakibine hiç de kolay olmayan bir maçta olduğunu hatırlattı. Sonuç böyle olsada Brugge yine net bir şey olmasa da güzel ataklar yapıyordu. Tribünler bu atakları durdurmada etkili oluyordu. Bir ara Diatta'yı yoğun baskı altında bırakarak önemli bir katkıda bulundu tribün. Hatta maçın bir kısmında her ne kadar fair-play adına güzel bir hareket olmasa da bir taraftar Brugge takımının tacında topu vermeyerek kendi açısından takımına katkı sağladı. Galatasaray ilk yarıyı 2-0 yapsa çok daha rahat bir maç çıkarabilirdi fakat buna fırsat olmadı ve ilk yarı 1-0 bitti.
Ardından maç devam etti. Galatasaray klasik bir şekilde ilk yarısını önde kapattığı maçı sanki 3-0 kazanıyormuşçasına olan tanıdık rahatlığına girdi. Bu rahatlık bana bu maçın ya 2-0 ya da 1-1 biteceği iddialarını doğurttu. Dengeli bir maç devam ediyordu. Aslında Brugge biraz daha aktifti. Aynı ilk gol gibi bir fırsatı tekrar Galatasaray yaşadı ama Adem isabetli bir şut çekemedi ve en net 2-0 yapma şansı boşa gitti. Ardından maçın sonuna doğru iyice Brugge ataklara başladı. 80.dakikalarda net pozisyonu Brugge kaçırdı. Bu pozisyon sonrası takıma ve açıkcası biraz da bana "Bu maç böyle biter." izlenimini verdi. Fakat durum hiç de böyle değildi. 90+2'de Brugge hızlı bir taçla oyuna başladı. Maçın ilk yarısında taraftarla küçük bir olayan yaşayan Diatta uzaktan adeta hesaplanmış bir şut attı ve top tam köşeye gitti ve gol oldu. O an tarif edilemez bir hayattan nefret etme anıydı. Hayallerin yıkılışıydı adeta. Sevgilinizin veya eşinizin sizi aldattığını öğrendiğinizde yaşadığınız hisle karşılaştırılmaz bir şekilde psikolojik bir acı veriyordu bu an. Saat gece 11. Siz bütün gün bu maçı beklemişsiniz işten, okuldan çıkmışsınız. 1-0 olan maçta umutlanmıştınız. Tam bu sefer oldu, sonunda be dediğiniz anda her şeyin yalan olduğunu o gün yaşadığınız o umut duygularının yavaşça yok oluşunu izlemek ve öğrenmek. Brugge bu gole aşırı sevindi ve golü atan Diatta korner bayrağını yerinden çıkardı Mata da formasını çıkardı. Bu 2 sarı kartlı takım arkadaşı bu hareketleri dolayı kırmızı kartla atıldı. Maç devam ederken durumu 2-1 yapacağımızın ve bu müthiş anlık duygu değişimlerini bir gün torunlarıma anlatacağımın hayallerini kurdum. O 2.golü atmak ve statı bütün gece inletmek... Bu hayallerim yaklaşık 3 dakika sürdü. Galatasaray başarısız ataklarla maçı bitirdi. UEFA Avrupa Ligi şansımızı zora hatta imkânsıza soktuk. Yine de hayata devam ediyoruz. Yeri geldi sevindik yeri geldi üzüldük. Fakat maçın sonunda kurduğum hayal gibi birçok anı yaşadık ve ilelebet yaşayacağız.
Tüm fotoğraflar Galatasaray A.Ş.'ye aittir.



aslan parçası gururlandım
YanıtlaSil