Ana içeriğe atla

İstanbul Başakşehir FK - Paris Saint-Germain FC

 Başakşehir'in zorlu ve umutsuz olan mücadelesini ele almak istedim. Rakip PSG. PSG Ekim 2020 itibariyle Ligue 1 Uber Eats'te beklenen dominasyonu gösteremedi. Geçen seneden finalde şampiyonluk kaybettikten sonra gerekli istikrarlı sonuçlar alamadı. Ayrıca önceki 1.grup maçında kendi sahasında Manchester United'e mağlup olarak kafalarda soru işareti bıraktı.

Başakşehir geçen seneyi şampiyon olarak tamamlasa da, kadrosuna gereken derinliği katamadı. İlk 3 lig maçında mağlup olarak dibi gördü ve tarihin ilk Süper Lig 21.'si oldu. Ardından Göztepe beraberliği, Trabzon galibiyeti ve 5-1'lik Antalya maçıyla gereken ivmeyi kazanmaya başladı.

Karşılaşmanın tarihçesi yok. 2014 yılında kurulan Başakşehir ilk Şampiyonlar Ligi iç saha maçında ilk kez PSG ile karşılaşacak. PSG ise geçen sene 2.grup maçı için önceden İstanbul'da Galatasaray ile karşılaşmış ve 0-1 kazanmıştı. Şampiyonlar Ligi'nde güçlü olan PSG, son 13 deplasmanın sadece 2'sini kaybetmiş.

Maç öncesinde Başakşehir'de eksik yoktu. PSG'de Draxler, Paredes ve en önemli oyuncularından biri olan Veratti yoktu.

Günlerden 28 Ekim 2020 Çarşamba günü Türkiye saatiyle 20.55'te maç başladı. Maça kaleye dönerek başlayan PSG'yi yoğun bir Başakşehir baskısı karşıladı. PSG her nedense isteksiz bir oyun tarzıyla oyuna başladı. Bu oyun boyunca da sürmeye devam etti. Doğru dizilim, taktiğe sadıklık, rakibin büyüklüğü karşısında psikolojik olarak kendini koruma gibi özellikleri takımında gösteren Okan Buruk kendisini gösterdi. Bana Şampiyonlar Ligi underdog tarzı takımlardan olan Shaktar,Krasnodar,Atalanta gibi takımları anımsattı Başakşehir oyun kararlılığıyla. Başakşehir, lig şampiyonluğundan sonra büyüklük kompleksine kapılmamış, yerini bilen ve yapması gerekeni yapan bir görev takımı olarak gözüküyordu. Orta sahadaki Mehmet Topal- İrfan Can Kahveci uyumu, orta sahadaki dinamizm, Crivelli'nin atağın her yönünde yer alması dikkat çeken olaylardı. Kimi zaman bu yoğun baskıya faullerde karştı ve 2.dakikda Crivelli sarı kart aldı. Maçın başında baskın bir taraf olmadı. Maçın erken dakikalarında Neymar sakatlıkla beraber yerini Sarabia'ya bıraktı. Çok net pozisyonlar olmasa da iki tarafta eşit derecede pozisyonlara girdi ilk yarıda. Durum böyle olsa da ilk yarıyı avantajlı bitiren Başakşehir oldu. Beklenmedik bir performansla golsüz de olsa avantajlı olan Başakşehir'idi.



İkinci yarı oyunda majör değişiklikler olmamıştı. Başakşehir oyundan vazgeçmemiş, oyun felsefesine sadık kalmıştı. Artık daha kritik ataklar görüyordu. PSG ve Tuchel, beraberlik ve mağlup olma ihtimallerini düşünmemiş değildir. PSG de oyuna ağırlığını koyuyordu. Zaman zaman kritik ataklar yapıyor, büyüklüklerini gösteriyorlardı. Tehlikeli pozisyonlar görüyorlardı ama Başakşehir'in dirençli oyun tarzı PSG'nin bu oyunun mutlak hakimi olmadığını da gösterir nitelikteydi. Oyun PSG ataklarından Başakşehir ataklarına olan yumuşak geçişlerde ilerlerken 64.dakikada PSG bir korner kazandı. Kornerde yanlış savunma dizilimiyle Icardi'nin yerini dolduran genç Kean harika bir kafa vuruşu şansı buldu ve golü buldu. Golde Leipzig maçında da öne çıkan bireysel savunma hataları sebep oldu. Boş kalan Kean çok yakın bir mesafeden kafa vuruşunu yaptı. Tereddüte düşen Mert ise hareketsiz kaldı ve öne geçenin kestirilemeyceği maçta öne geçen taraf PSG oldu. Genç Kean PSG'nin bu sezon için ilk golünü attı. Bu golle beraber Başakşehir oyundan direkt olarak düşmedi. Atakların kısmen devam etse de 19 dakika sonra tekrar bireysel olan savunma hatalarında top Kean'de kaldı. Dönerek zor bir durumda şutunu çekti. Konumu her ne kadar olsa da yakın mesafedeydi. Kaleye bu kadar yakın bir durumda şut çekme şansına sahip olması defansın büyük bir kusuruydu. 0-2 PSG öne geçti ve Başakşehir'de de moraller kademeli olarak düşüşe geçti. PSG artık oyunun hakimiydi. Başakşehir oyundan direkt olarak düşmedi. Net pozisyonlara sahip oldu fakat artık PSG üstünlüğünü kanıtlamıştı. Atakları yararlı bir şekilde kullanamayan Başakşehir gol bulamadı ve kendi sahasında 0-2 mağlup oldu. 

Başakşehir, 0 puan ve 0 gol ile grubun sonuna yerleşti. Her ne kadar kötü bir oyun oynamasa da futbolda belirleyici faktör skordur ve Başakşehir oyununu skora yansıtamadı.

Not: Tüm fotoğraflar ve grafikler, İstanbul Başakşehir FK'ye aittir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Porto - Chelsea

Chelsea iyice düşüşte Porto 2 - Chelsea 1 Chelsea maddi olarak zaten düşüşte bu kulübüde etkiledi. Maç başladı Chelsea Newcastle maçındaki gibi uyuyordu. Diego Costa derin uykulara dalmıştı. Porto bu fırsattan yararlanıp. 39'da gol attılar. Golü Andre Andre attı. 1-0 oldu. Chelsea uyumuştu fakat Willian uyandı. 45'de durumu eşitledi. 1-1 Ama Willian tekrar uykuya dalmıştı. Porto'dan Maicon fırastı değerlendirip golü attı. 2-1 oldu. Maçın geri kalanı boştu. Porto 3 puanı almıştı. Taraftarlar grubun en iyisinden 3 puan almanın gururu içindeydi.

2021-22 Şampiyonlar Ligi Finali Liverpool - Real Madrid

Bir sezon sonunda daha sizinle birlikteyiz. Sezon bittiğine göre sezonun en önemli maçına tanıklık edeceğiz. Bu sene Avrupa'nın en büyüğü adaylarından ikisi Liverpool ve Real Madrid oldu. 2017/18 sezonu finalini tabiri caizse bu sefer "düzgün" bir şekilde izleyeceğiz. Hatırlarsınız ki 2018 yılında Ukrayna'da oynanan maçta Salah erken bir sakatlıkla doldurulmayacak yerini Adam Lalana'ya bıraktıktan sonra Karius'un ardı ardına gelen hataları finali, futbol şöleni olmaktan alıkoymuştu. O zamanki haline halen yakın olan Liverpool takımı, 4 sene öncesini unutturmak istiyor. Real Madrid tarafı ise üzerinden 3 final geçmiş olan 3 sene üst üste Şampiyonlar Ligi kazanma serisini yâd etmek istiyor. İki takım da buraya gelirken çeşitli zorlukların üstesinden geldi. İki takım da 1.bitirdikleri başarılı grup aşamasından sonra asıl sınavlarını elemelerde verdi. Özellikle Real Madrid, Chelsea karşısındaki mucizevi başarısı ile kupayı ne kadar istediğini kanıtlamış oldu. İki ...

Galatasaray - Manchester United

 Galatasaray bu sene son senelerde oldukça sert bir düşüşe geçen ülke puanından sonra şampiyonluğunda Şampiyonlar Ligi 2.ön eleme turundan başlamasına oldukça şaşırmıştı. Turları bazen zorlu bazen kolay olsa da bir şekilde atlatarak yine şampiyonluğunda adını Şampiyonlar Ligi'ne yazdırmıştı. 4.torbadan katıldığı turnuvada kendine uygun grubu ararken Bayern, Manchester United ve Kopenhag ile yolları kesişti. Kağıt üstünde en kolay maçında 1 puana razı olurken en zor 2. maçında 3 puanı aldı. En zor sınavlarında ortaya koyduğu oyun tek kelimeyle kusursuz olsa da alınan sonuçlar kusurlu çıktı. Galatasaray'ın yaşadığı "kağıt üstünde" karmaşasını grubun diğer takımları da bir o kadar yaşıyordu.  Manchester United yönetimle, taraftarla her elementiyle zıtlıklar yaşadığı Şampiyonlar Ligi'ne 1 sene ara verdikten sonra içinde atmadıklarıyla yoluna devam ediyordu. Kendisinin rahatlıkla 2. sıraya koyulduğu bu grupta karışıklığın başrolü olmuştu. 5. haftaya sonuncu olarak gire...